22 Mayıs 2015 Cuma

Taş fırında pizza


Sonunda fırını yakıp bir pizza denemesi yapmaya karar verdim. Bu denemenin bu kadar uzun süre beklemesi aslında fırının yapımında yapılan yanlışlıkların düzeltilmesinin uzun sürmesinden kaynaklanıyor. Fırının içerisindeki metal yapı maalesef tuğla ile bir türlü bütünleşemedi ve her zaman sorun çıkardı, ben de metal kısmı söküp attım ve bilinen yöntemlerle fırını tamamen bir taş fırın haline getirdim. Önceki metal yapıdan arta kalan yalnızca ön kapak ve ayarlanabilir baca düzeneği. Bu revizyonları ancak bitirebildim maalesef. Ardından fırını önce bir miktar tahta parçası ile yaktım. Bu yazıda nasıl pizza yapıldığını değil de aslında taş fırında odun alevi ile yanan bir fırında pişirme denememi anlatmak istedim. Fırını yaktıktan sonra içerisinin ve tabanının belli bir sıcaklığa ulaşmasını beklemek gerekiyor. Bunu ölçmek elbette çok güzel olurdu ama maalesef ölçebilecek bir aparatım olmadığı için yeterince ısındığına emin olana kadar yaktım. Tabandaki ateş tuğlaları elle dokunulamayacak kadar ısındı. Bence taban ısısı pizza için çok önemli çünkü pizzanın üstündeki malzeme çok kolay pişebiliyor. Bu kısa süre zarfında hamurun da pişmesi ve belli bir çıtır yapı kazanması için taban ısısının mümkün olduğunca yüksek olması gerekiyor. Üst malzeme bu süre içerisinde nasılsa pişer ayrıca çok fazla pişmesine de gerek yok. Yeterince bekledikten sonra fırın çok büyük bir fırın olmadığı için ateşin biraz sakinleşmesini beklemek gerekiyor, aksi takdirde odunlar çatlayıp patlayarak etrafa kül parçaları savuruyor, bu şiddetli yanmanın biraz yavaşlaması gerekiyor. Ateşin ve sıcaklığın uygun kıvama geldiğine karar verince pizzayı koydum. 

Fırında pizzanın konumu da önemli arkada yanan köz ve alevlere belli bir mesafede yerleştirilmeli. Çok yakın olursa pizzanın ateşe yakın kısmı henüz diğer yarısı pişmeden yanabilir. Buna izin vermeden pizzayı çevirmeniz gerekiyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu pizzanın tabanı çevirmeye dayanabilecek kadar sertleşmiş, pişmiş olmalı aksi takdirde çevireyim derken dağıtabilirsiniz de.. Bir veya iki kez çevirdikten sonra ilk deneme olmasına rağmen pizzam bence harika pişti.

Pizzanın üstündeki malzemeler bence kişiseldir bu yüzden bu detaylara girmeye gerek görmedim. Güzel bir domates sosu hazırlayın ve güzel bir peynir seçin yeterli. Çok da fazla çeşitle tadları birbirine karıştırmayın derim. Ama üstüne ne koyarsanız koyun aynı sürede pişebilecek malzemeler olmasına dikkat etmek önemli. Çünkü taş fırında pizzayı öyle 20 - 30 dakikada pişirmiyorsunuz en fazla 10 dakikada pişmeli her şey ve hamur çıtır çıtır olmalı. Süre uzadıkça yukarıda da belirttiğim gibi üst malzeme fazla pişip lezzet ve aromalarını kaybedebilir. Üstüne odun isi sinen pizza inanılmaz lezzetli oluyor, elektrikli veya gazlı fırında pişen hiç bir pizza bu tadı yakalayamaz. Kenarlardaki hafif yanıklar da ayrıca lezzet katıyor.






15 Mayıs 2015 Cuma

Pikan vs Chandler



Yukarıdaki fotoğraftaki minik cevizcikler bu yıl Şubat ayında dikimini yaptığım Chandler cinsi ceviz fidanına ait. Bu fidanı zaman zaman bahçede dolaşırken kontrol ediyorum, tutup tutmadığını görmek, gelişimini gözlemlemek için tıpkı diğer ağaçlar ve bitkileri de kontrol ettiğim gibi. Geçenlerde üzerinde üç tane böyle minik ceviz görünce şaşırdım çünkü bu fidan daha 50 cm boyunda ve serçe parmak kalınlığında. Daha 5 yaprak çıkardı ve arkasından üç tane ceviz yapmaya kalkıştı. Hemen fotoğrafını çekip dostum Mehmet'e gönderdim ve üzerinde konuştuk. Aslında bu fidan ve yanında bir tane de dölleyicisi olan franquette fidanını kendi bahçeleri için dikilecek fidanların arasından ayırarak Mehmet bana hediye etmişti sağolsun. Görür görmez ben de hemen onunla paylaşmak ve görmesini istedim. 50 cm boyundaki bu minik ceviz fidanının nasıl bu kadar çabuk meyve verebildiği üzerinde konuşurken laf benim 2009 yılında diktiğim Pikan cevizine geldi. Benim Pikan fidanının boyu 5 Metre oldu, kalınlığı neredeyse 10 cm dev gibi bir ağaç oldu artık fidan demeye dilim varmıyor ama 2009 yılından bugüne bir tane bile cevizcik vermeye yeltenmedi bile. Her sene bakarım ve beklerim bir iki tane olsun ceviz yapsın diye ama yok, maalesef yapmaz. Mehmet'le konuşurken karar verdik gidip azarlayıp söylenmeye biraz :). Koca ağaç oldun şu minik Candler fidanından utan...! diye...

Elbette bunu yüksek sesle gidip bir ağaca söylemedim ama içimden de geçirmedim değil açıkçası.
Artık bir tesadüf mü, düşüncelerimi mi okudu yoksa uzaktan bu cevizleri gördü de mi utandı bilemiyorum ama bugün üzerinde bu minik Pikan ceviz salkımını gördüm. Bunun gibi birkaç salkım daha var. Sonunda ceviz yapmaya karar vermiş. Yorum size kalmış ama ben bazen bitkilerle bile iletişim kurulabileceğini düşünmeye başladım...