13 Temmuz 2010 Salı

Seramik

Şehirleşmenin getirilerinden birisi de birçok yapı malzemesinin büyük şehir trendlerine göre üretilmesi. İnşaat malzemesi talebinin çoğunu büyük şehirlerde yapılan çok katlı binalar oluşturduğu için doğal olarak üreticiler tasarım ve ürün gruplarını da bu talebi karşılamaya dönük olacak şekilde yönlendiriyorlar. (Maalesef..) Kafanızda biraz daha kırsal, basit ama güzel ya da yeni tabirle rustik (ne demekse) birşeyler varsa yandınız.!

Ülkemizde örneğin aşağıdaki gibi banyo seramikleri bulmak veya bulursanız da bedelini ödeyebilmek maalesef çok zor.

Bu konuda yerli malzeme üreticilerini suçlamak istemiyorum ama hala şehirlerin dışında yaşayanlar, yaşamak isteyenler var, biraz daha klasik veya eskiye dair tasarımlara da ihtiyaç var. Bunu yabancı üreticiler yapıyor ve yapmaya devam ediyorsa bizim üreticilerimiz de yapmalı, yapabilir.

Eşimle birlikte bir aydır "Turkuaz" renkte seramik arıyoruz ve bulamıyoruz. Garip ama gerçek. Neredeyse herkes sözleşmiş gibi hep aynı renkler, desenler, hatta tasarımların isimleri dahi aynı.
Herşey o kadar mükemmelleşmişki; hatta " rektifiyeli " seramikler çıkmış. Her bir seramiğin milimetrik olarak eşit ve ölçüsünde olması için kenarlarını üretimden sonra bir şekilde kesiyorlar, böylece seramikleri derzsiz veya birbirine çok yakın döşeyebiliyorsunuz. Porselen gövdeliler, sırlı porselenler, granit seramikler vb yeni teknolojiler gelişmiş de bizim haberimiz yokmuş. Ayrıca diyelimki; kataloglardan veya web sitelerinden bir model seçtiniz beğendiniz, sonra başlıyorsunuz bunu aramaya. Bazı modeller hiç üretilmemiş olabiliyor. Üretilmiş ama bayinin stoğunda yok. Stokta yoksa zaten düşük miktarda bayi getirmek istemiyor size başka birşey satmaya çalışıyor kendi stoğundan.
Fazla mı titiz veya seçici davranıyoruz bilmiyorum ama; ne pahalı birşey istiyoruz ne de fazlasıyla şehirli tasarımlar istiyoruz.  Biraz eskilerden, içimize sinen bir şey olmalı diye düşünüp aramaya devam ediyoruz şimdilik.