24 Kasım 2009 Salı

Kisebükü


Daha önce uzak bir tepeden gördüğümüz Kisebükü’ne gitmek ancak Aralık 2008’de mümkün olabildi. Uzaktan güzelliğini farkedemediğiniz bu bakir koy insana gerçek bir huzur verecek kadar sakindi aralık ayında. Koyu, demirleyen mavi tur teknelerinden başka daha çok bölge insanı denize girmek için kullanıyor. Yolu biraz sapa ve uzun, önemli bir kısmı toprak, yere yakın araçlar veya arabasına kıyamayanlar için yol pek uygun değil. Kisebükünde herhangi bir tesis yok ve umarız uzun yıllar boyuncada yapılmaz. Tesis olan birçok koy, bük zaten bolca var Bodrum’da. Hatta tesis olmayan koy kalmadı desek daha doğru bir cümle kurmuş oluruz. Bodrum’a sık gelenler bilir; Bodrum’da denize girmek için bir restaurantın, otelin veya “beach’in” imkanlarından faydalanmanız gerekir çünkü tüm plajlar tesislerce kapatılmış, kiralanmıştır. Bazıları pahalı, bazıları kalabalık ama çok güzel tesislerde var elbette. Makul bir fiyata deniz keyfi sunan duşu ve kabinlerinden faydalanabileceğiniz, denize girerken içecek ve yiyecek birşeyler bulabileceğiniz çok güzel tesisler var. Ama bizim gibi kalabalıklardan sıkılıyorsanız ve bunların olmadığı bir yer bulayım kendi imkanlarımla denize gireyim derseniz muhtemelen kenarda köşede kalmış ufacık halk plajlarını kullanmanız gerekir. Buraların da halini tahmin edebilirsiniz.


Bu anlamda yarımadanın doğusu gerçekten farklı (şimdilik). Hala sakin ve bakir koylar bulmak ve doğayı yaşamak mümkün. Kisebükü de bu bölgede kalan nadir güzelliklerden birisi. Şüphesiz zamanla insan müdahalesi buranın da güzelliğini ve huzurunu bozacaktır. Tarihini bilmediğimiz bazı eski yapılar da var koyda. Nette bu yapıların tarihi hakkında bir bilgi bulamadık. Bodrum yarımadasının hemen her yerinde rastlayabileceğiniz tarzda eski bir yerleşim alanı. Biz yazın gidemedik ancak, çakıl taşı plaj ve kristal berraklığındaki suyun yazın sıcağında ne kadar çekici olabileceğini tahmin etmek zor değil. Bodrum ve Gökova’nın suyu serindir. Gökova’nın denizine girenler bilir, yılın en sıcak aylarında bile deniz hem temiz hem de serindir. Serin ve berrak Gökova sularına -kasvetli kış aylarına girdiğimiz şu günlerde- özlem duymamak mümkünmü.?

Kısa bir yürüyüş yaptığımız ve bir saat geçirdiğimiz Kisebükü’nde birkaç fotoğraf da kameramıza takıldı ve bu güzelliği paylaşmak istedik. Bu koy hakkında daha sonra çok haber yapıldı ama sözkonusu haberlerde fotoğraf hiç yoktu desek yeridir. Buraya bir turistik tesis yapılma ihtimali hakkında çok yazıldı çizildi. Bunların üzerine söylenecek çok fazla bir şey yok. Umarız yapılmaz ve bu cennet köşesi bu haliyle korunur.

2 yorum:

  1. Ben de çok beğeniyorum Kisebükü'nü, çok güzel bir yer.

    YanıtlaSil
  2. m.ö.4000 lere dayanan lelegler,karialılar ve helenistik dönem kalıntıları bulunan bu antik liman,paraya ve 3-5kişinin dayatmasına yok oluyor,bu antik liman zamanının en büyük bal ve zeytinyağı çıkış noktasıydı.halen antik kalıntılardan dolayı dalmanın yasak olduğu tarihi ve doğal sit alanının 6000 yıldır değişmeyen yüzünü değiştirilmeye çalışıması ne vefasızlık yazık.

    YanıtlaSil